• Ceren Kocaoğullar

Son Moda: Yaz Caz Festivalleri

Updated: Aug 25, 2019

Yaz festivalleri taze bir tartışma konusu olunca bu konuyu caz festivalleri yönünden ele alayım istedim. Evveliyatını bilmiyorum, ama son birkaç yıl içinde yaz aylarında farklı müzik türleri için farklı şehirlerde düzenlenen festival sayısı gözle görülür biçimde arttı. Caz cephesinde İstanbul Caz Festivali bitince yazın ikinci yarısı boş kalıyordu. İstanbul’un boşaldığı, trafiğin rahatladığı bu tarihlerde İstanbul dışında, tatil bölgelerinde ufak caz festivallerinin baş göstermesi şaşırtıcı değil.


Bu çoğunluğu birkaç gün süren festivaller, Türkiye’deki festival dinleyicisi, yani bir festivalde birkaç konserden daha fazlasına giden seyircinin ve bu kültürün eksikliğini gidermeye bir adım olabilir diye düşünüyorum. Festival dinleyicisi olmak, festivalin havasını, ruhunu anlayabilecek kadar çok etkinlik görmek demek benim için. Yoğunlaştırılmış, kısa festivallerde ister istemez insanlar her konserde orada olup bir sonraki konseri aynı müzikal hazırlık ile dinliyorlar.

Herkes konserleri farklı şekillerde deneyimlese bile müzmin festival dinleyicisi de, ilk kez caz dinleyen de, elinden telefon düşürmeyen de, sololarda heyecanlanıp hoplayan da kısa süreli hafızasını aynı şeylerle doldurmuş oluyor.

Bildiğim tüm yaz caz festivallerini derledim, kısaca özetledim. Listede detaylara girmeden önce bu yıl ikincisi düzenlenmiş olan Akra Caz Festivali’nden ayrıca bahsetmek istiyorum, çünkü bu festival konusunda kafamda soru işaretleri var. Festivalin programı altı konser ve bir söyleşiden oluşuyor, on güne yayılmış durumda. Fazıl Say haricinde ana isimlerin tümü yabancı: Monika Molina, Roberto Fonseca, Iyeoka, Igor Butman ve festivalin yıldız ismi Dee Dee Bridgewater. Yerli sanatçılar, ana isimlerin dördüne bireysel ya da gruplar halinde eşlik ediyorlar. Bu harika bir şey bence! Benim için festivalleri heyecanlı, deneyimlemeye değer yapan şeylerin başında geliyor müzikal işbirlikleri. Büyük festivallerde yabancı sanatçılarla memleketli sanatçıların müzikal birlikteliklerini daha sık görmek isterim. Yerli ana isim azlığı açık olsa da bu işbirliklerle yılların “iyi festival yapmak için yabancı sanatçı çağırmak lazım” furyasına kapılmamışlar gibi görünüyor. Ama bu festivalle ilgili iki büyük derdim var: düşük etkinlik sayısı ve bunların zamana yayılışı.


Büyük isimler, güzel müzikal birliktelikler de olsa on güne yayılmış altı konser ve bir müzik dışı etkinliği bir festival düzenlemek için yetersiz buluyorum. Ben bir festivalde en az beş - altı konsere gitmediğim zaman kendimi festival dinleyicisi saymıyorum, o konserlere tek tek gitmiş bir dinleyici sayıyorum. Akra Caz Festivali değil, Akra Caz Günleri olmalı bana kalırsa bu etkinliğin adı. İsimlere bakınca yüksek bir bütçenin ayrıldığı açık. Gelgelelim genç yerli sanatçılar çağırarak (hatırlayın, dünyada bir Türk müzisyenden daha uygun ücretli bir müzisyen varsa, o da genç bir Türk müzisyendir) ya da daha çok söyleşi, dinleti ve benzeri müzik dışı aktivitelerle bütçeyi çok zorlamadan liste uzatılabilirdi. Bir de festivalin esasen Antalyalıları değil, diğer yurt içi ve yurtdışı dinleyicileri hedeflemesine rağmen az sayıda etkinliğin on güne yayılmış olması, tüm konserlere katılacak dinleyici sayısını azaltmaya davetiye çıkarıyor. Günler daha derli toplu ayarlanırsa durum değişir. İki otelin öncülüğünde, Akra Otel'in bahçesinde düzenlenen ve ve konaklamalı seçenekler sunulan konserlerin tümünü dinlemeye zemin oluşturulur. Bütçe ve zaman ayırabilme açısından daha geniş bir kitle festival dinleyicisi olmaya cesaretlendirilir.


Festival listesinin diğer maddelerinde ise durum şöyle: Görece eski yaz festivallerinden Bozcaada Caz Festivali’nin bu sene üçüncüsü düzenlendi, üç gün sürdü. Müzisyenlerin tamamına yakını yerli, müzik harici etkinlikler ve Bozcaada’yı deneyimlemeye yönelik aktiviteler boldu. Bu festival ile yaşıt, ama adını onun kadar duyuramamış Mavibahçe Caz Festivali de üç gün boyunca tamamı yerli sanatçılardan oluşan konser, söyleşi, şiir performansı, plak dinletisi programına sahipti. Yazı ucundan yakaladığı için bu gruba dahil ettiğim Bodrum Caz Festivali de üçüncü senesinde "Saz, Caz ve Etnik Tınılar" temasıyla dokuz gün boyunca epeyce yerli, ve birkaç yabancı müzisyen ağırlayacak.


Bunların haricinde bu sene ilk kez düzenlenecek Kaş ve Marmaris Caz Festivalleri var. Marmaris benzerlerinden uzun; on üç gün sürecek. Konser programı açıklanmış değil. Bölgeyi tanıtmaya yönelik etkinlikler, plajlarda ve teknelerde konserler, Cennet Adası gezileri yapılacağı söyleniyor. Kaş’taki festival ise üç gün boyunca Mammal Hands harici tamamen Türk bir kadroyla, janr karıştırmalı dinamik bir festival olacağa benziyor. Tüm bu festivaller, turizme katkı sağlama potansiyeli, ve muhtemelen hedefine sahip. Özellikle İstanbul caz dinleyicisi bu isimleri sene içinde de dinleme şansına sahip olmasına rağmen festivalleri birkaç günlük kaçamak olarak görüyor, biletlere ilgi gösteriyor. Gözlemlerime göre caz dinlemeyen, düzenli olarak konsere gitmeyen kesim de birkaç gün tatil yapıp, konserler ve etkinlikleri katılabileceği, huzurlu, sakin bir dinlence olarak görerek bu festivallere ilgi gösteriyor.


Öyle ya da böyle, bu yazı için Türkiye’de yaz caz festivallerini araştırırken bunca farklı festivali gördükçe mutlu oldum.

Bolca festival olmalı ki daha iyi olabilelim, karşılaştıracak seçenekler olsun.

Programlarda yerli sanatçıların isimlerini okudukça daha da arttı sevincim. Ben taze konser dinleyicisi sayılırım, çok eski yılları bilmiyorum. Toplu bir istatistik de yok gibi, festival festival bakmak lazım (bu da başka bir blog yazısının konusu olsun). Ama son beş yılda kendi gözlemlerim, 2015’ten bu yana yerli sanatçıların festivallerde gittikçe daha çok boy gösterdiği şeklinde. 2015’te yayımlanmış “Levent Öget ile Caz Etraflı Konuşmalar” kitabındaki söyleşilerde Türk sanatçıların sahnelerde zar zor yer bulmasından bahsedilmesi ile yukarıda bahsettiğim tablo da bu gözlemimi destekliyor. Müzisyenlerimiz hak ettikleri değeri görebiliyorlar mı bilmem ama bir şeylerin iyiye gittiği açık, daha da iyiye gitmesi dileğiyle!

©2019 by radyo cazgır