©2019 by radyo cazgır

  • Nisan Biçer

Montreux Jazz Festivali'nde Snarky Puppy ile Söyleşi

Updated: Aug 25, 2019

Bu sene 29 Haziran - 13 Temmuz arasında gerçekleşen Montreux Jazz Festivali, her akşam çeşitli sahnelerde muhteşem sanatçıları konuk ederken, konser öncelerinde söyleşilere, atölyelere katılma imkanı sunuyor. Ben de festival kapsamında 1 Temmuz’da gerçekleşen Snarky Puppy’nin söyleşisine katılma şansı yakaladım. Michael League (bas) ile Justin Stanton (trompet-klavye) ve Louis Cato’nun (davul) bulunduğu söyleşide belirli bir konu olmaksızın konuşma gelen sorularla şekillendi. Ben de bu mükemmel söyleşiyi sizlerle de paylaşmak istedim.


İlk olarak beni en etkileyen şey gruptaki insanların şarkıları MIDI kayıtlarından öğrendiği oldu, notadansa gruptaki her müzisyen parçaları işitsel olarak öğreniyormuş. Michael League, işitsel öğrenme ile ezberlemenin daha kolay olduğunu söylerken aynı zamanda insanların parçanın yazarı ya da başka bir şeye odaklanmaktansa direkt olarak müzikle bağlantı kurabildiğini söyledi. Tabii ki herkesin merak ettiği şarkıları kim yazıyor sorusuna gelen cevap ise, grup üyelerinin parçaları bireysel olarak yazdığı ancak sonrasında stüdyoya getirdiklerinde birlikte geliştirdikleri oldu. Şarkı yazma, ilham alma konusunda tavsiye isteyenlere ise, Michael League şöyle açıklıyor, aklınıza mükemmel bir fikir gelirse asla ama asla onu hatırlayacağınızı düşünmeyin, telefonumuzdaki ses kaydı bunun için var, sonrasında fikrinizi geliştirmeye çalışırken de kendinize acımasız davranmayın, kreatif enerjinin ortaya çıkmasına izin verin.


Louis Cato da, şarkıyı oluştururken ilham kaynağınızı, fikrin özünü unutmamak gerektiğini ekliyor. Peki ya tıkanırsak? Michael League güzel bir anısını bizimle paylaştı: Shofukan’ı yazarken bas line’ının üstüne hiçbir melodi bulamadım ve kendime sinirlenip ara vermeye karar verince, kızarmış donut aldım, ve donatı çiğnerken melodiyi duymaya başladım, bu bir tesadüf değil!


Tabii ki çözüm kızarmış donut yemek olabilir (!) ama kendinize baskı uygulamayı bıraktığınızda melodi size doğal olarak gelecektir.

Bir diğer öneri ise kendinizi seyirci yerine koyarak müzisyenden beklentilerinizi düşünmek. Örneğin şu an bu şarkıda ne duymak isterdim, biraz daha davul mu yoksa üflemeli mi gibi sorular sormanın faydası olabilir. Justin Stanton da tabii ki disiplinin önemli olduğunu vurguluyor, aklımıza fikir gelmese bile çalışmaya devam etmemizin önemli olduğunu söylüyor. Peki doğru groove mu önemli yoksa doğru hissiyat mı? Michael’ın cevabı açıkça doğru hissiyatla çalmanın en önemli şey olduğu. Yanlış groove’da olsa bile doğru hissiyatta olan bir insanı tercih ederim diyor.


Şimdi grupla ilgili sorulara geri dönelim… Bu kadar farklı müzikler ortaya koymayı başaran gruba kaçınılmaz soru tabii ki de hangi müziklerden etkileniyorsunuz oldu. Gelen yanıt ise öncelikli olarak Brezilya groove'u, ardından Türkiye ve Fas müziklerinden de oldukça esinlendikleri. Ancak dikkat ettikleri şey bu esintilere kendi müziklerinde yer verirken o kültürün müziklerine özen göstermeleri, müzikal ‘’turist’’ olmamaya çalışmaları (Michael League bunu Meksika’dan sombrero almaya benzetiyor). Ayrıca yararlandıkları müziklerin kültürlerinde en az bir ay gibi belirli bir süre geçirerek o müziği otantik bir şekilde kendi müzikleri ile birleştirebildiklerini anlattı. Kendisi bir aydan fazla İstanbul’da yaşamış ve ud çalmayı öğrenmiş. Atölye sırasında bize İstanbul’da kaydettiği sesleri ve üstüne nasıl bir melodi oluşturduğunu gösterdi. Söyleşi sonrasında fotoğraf çektirmek için yanına gittiğimde, biraz da Türkiye’den konuştuk, bana tişörtünü gösterip ‘’ıslak’’ dedi, bunu da Beyoğlu’nda yaşarken ıslak hamburger sayesinde öğrenmiş… Kendisi Türkiye’yi çok seviyor, bence siz de bu şansı yakalamışken bu akşamki konseri kesinlikle kaçırmayın! Ve son olarak Snarky Puppy’e gelen kaçınılmaz soru… Bu kadar büyük bir grupta dinamiğin ve dengenin nasıl olduğu. Michael, kalabalık ve değişken bir grup olsak da gelen herkes bağlantılarımızın çok güçlü olduğunu biliyor ve bunun bilincinde olarak başlıyor işe, biz bir aile gibiyiz diyor ve şunu ekliyor, ‘’Snarky Puppy’nin soundunun oluşması geçen on yıl sonrasında oldu, artık bize herhangi bir şey verseniz, çaldığımızda Snarky Puppy’e ait olduğunu anlayabilirsiniz.’’


Bir saat süren bu güzel söyleşinin ardından, Montreux’de başka sahnelerde başka müzikler aramaya geri döndüm. Küçük bir alana yayılmış muhteşem manzaralı festivalde, konser mekanları birbirinden sadece bir dakika uzaklıkta. Bence festivalin bu tarz söyleşiler ve atölyeler düzenlemesi olağanüstü, umarım önümüzdeki senelerde benzer aktiviteleri İstanbul Caz Festivali’nde de katılma imkanı bulabiliriz. Herkese müzik dolu bir ay dilerim. Gidebildiğiniz her konsere gitmeniz dileğimle!



Snark Puppy dinlemek isteyenlere birkaç önerim:

Albüm - Şarkı

- Immigrance - Xavi

- Chulcha Vulva - Semente

- Family Dinner - Vol.2 - Liquid Love Chris Turner

- Familly Dinner - Vol.1 - Something Lala Hattaway

- We Like It Here - Lingus