• Yiğit Soner

"Keşke bir de kontrbas olsaydı..."

Updated: Aug 25, 2019

Caz, genel geçer bir tanımı olmayan bir müzik janrı olduğundan içinde birçok farklı alt-janr, ses dünyası ve müzisyen bulundurmaktadır. Neyin “caz” olup olmadığının, en azından akademik olarak, kesin bir cevabı bulunmasa da, “caz” müziği kesin olarak nitelemeye çalışmış ve bunu da dayatmaya çalışmış insanlar uzun bir süredir mevcut. 1930’larda “caz” müziği lanetleyen köşe yazarlarından tutun günümüzde belirli müzisyenleri “cazcı olmamakla” suçlayan saygıdeğer müzisyenlere kadar birçok insan, “caz” müziğin sınırlarını çizmek için çaba harcamıştır.


Günümüz caz sahnesinde ağırlıklı olarak iki cephe mevcut; “pürist” cazcılar ve “modern” cazcılar. Bu yazıda “pürist” cazcıları, ağırlıklı olarak 1950 - 1970 yılları arasındaki hard-bop akımından etkilenen, o dönemde yapılmış popüler besteleri “caz standardı” olarak kabul görüp, bahsi geçen hard-bop, bebop ve swing ses dünyasına bağlı kalan sanatçılar, müzik yazarları ve dinleyiciler olarak tanımlayacağım. “Modern” cazcıları ise, “caz” müziği siyah beyaz veya katı tanımları olan bir şey değil, etkilediği ve etkilendiği şeyleri de müziğin bir parçası olarak kabul eden, “caz” müziği bir hedef değil bir süreç olarak kabul eden sanatçılar, müzik yazarları ve dinleyiciler olarak tanımlayacağım.


Peki buradaki problem ne? İnsanlar istediğini dinleyip istediğini sevemez mi?


Evet, herkesin istediği müziği dinlemekte, sevmekte ve desteklemekte sonuna kadar hakkı var. Problem de zaten buradan kaynaklanıyor. Aynı müziği seven ve yaşatmaya çalışan iki grup insanın birbirlerine karşı cephe almış bir şekilde hareket etmesi problem yaratıyor. Özellikle “pürist” tarafta olan insanların genellikle tarihi caz kurumları (Lincoln Jazz Center’dan tutun Nardis Jazz Club’a kadar) yönetiyor olması o görüşü savunan insanlara, dinlemek istemedikleri müziklerin - tabiri caizse - kökünü kurutma olanağı sağlıyor.


Bahsi geçen “pürist” tarafın en bilinen ismi Wynton Marsalis’tir. Lincoln Jazz Center ile caz müzik için sayısız devrim niteliğinde hizmete imza atan bir müzisyen olmasıyla birlikte, Wynton Marsalis çoğunlukla popüler müzik (özellikle hip-hop janrına) ile ilgili yaptığı yorumlarla manşetleri süsler. Örnek olarak, bu yorumlardan en dikkat çekeni, hip-hop müziği “minstrelsy”* ile kıyaslamasıdır. Yakın zamanda, Wynton Marsalis’in kardeşi caz saksafoncusu Branford Marsalis’in, stüdyo müzisyeni ve jazz piyanisti Robert Glasper ve caz saksafoncusu Kamasi Washington hakkında yaptığı yorumlar sosyal medyada konu oldu. Marsalis, Glasper ve Washington için “caz müzisyeni değil” ifadelerini kullandı. Branford Marsalis ve Robert Glasper arasındaki atışma, bu cepheleşmenin bence temsili örneklerinden bir tanesi oldu.


Caz müziği seven ve bu müzik türünde bir yerlere varmak isteyen bir dinleyici ve amatör müzisyen olarak doğal olarak benim de bu atışmalarda aldığım bir cephe var, ve şimdiye kadar olabildiğince tarafsız yazmaya çalışmış olsam da tarafımı belli etmiş olduğumu düşünüyorum.

Bence, eğer ki bir caz severseniz; müziğin ve müzisyenlerin farklı tarzlara kayması, teknolojinin bu müziğin bir parçası olması ve bu müziğin tekrardan popülerleşiyor olması ne olursa olsun bir problem teşkil etmiyor olmalı.

Branford Marsalis söylemlerinde önemli bir noktaya değiniyor; “Onların cazın ne olduğuna dair kendi fikirleri var ve bunlara hakları var. Fakat benim de buna hakkım var.” Bu cümle ile bu tartışma ve cepheleşme her zaman bir çıkmaza giriyor. Ortada katı bir caz müzik tanımı olmadığı için, Branford Marsalis’in de belirttiği gibi herkesin kendi caz müziği tanımına sahip olmasına ve bunu desteklemesine hakkı oluyor. O zaman buradan nereye gidiyoruz?


Bence bu cepheleşmenin tek çözümü, “pürist” cephenin değişimi kabul edebilmesi.

Herkesin gururla geriye baktığı caz tarihi de düzenli olarak değişimdeydi, hala da değişmeye devam ediyor. Ve bu cepheleşme ne yazık ki bahsi geçen tarih kadar da eski. Be-bop müziği, 1944’deki kayıt yasağının kalkmasından sonra olgunlaşmış bir müzik olarak ilk kez Amerikan dinleyicisi ile buluştuğu zaman, uyuşturucu kullanımının ve ilgi çekmek isteyen siyahi müzisyenlerin müziği olarak karşılanmıştı. Fakat günümüzde bir saksafoncu Charlie Parker’ın bütün repertuarını ezbere çalamıyorsa “gerçek bir cazcı” olarak kabul edilmiyor.


Dünyada her zaman değişimin önün geçmek isteyen ve statükoyu sürdürmek isteyen insanlar olacak. Fakat değişim ve inovasyon, hayatın ve müziğin göz ardı edilemeyecek bir gerçeği. Robert Glasper’ın Branford Marsalis’in yorumlarına verdiği cevaptan bazı cümleler bahsetmek istediğim şeyleri çok güzel özetliyor:


İngilizce:

“It's sad that the very people who say they love jazz and supposedly wanna see it live and want more people to know about it are the same people who are killing it.”
“Damn it sucks when your childhood heroes are afraid of change.“
“[This kind of stuff] kills the dreams of young players who wanna have a place in this music and wanna expand it.”
“The fact that u need to hear an obvious direct line between my music now and music from 100 years ago is an issue... IT'S SUPPOSED TO SOUND DIFFERENT!!!“
“[I don’t need to] prove that I know be-bop on every song I record”

Türkçe:

“Caz müziği sevdiklerini söyleyen, sözde bu müziğin yaşadığını görmek isteyen ve daha fazla duyulmasını isteyen insanlarla bu müziği öldüren insanların aynı insanlar olması çok üzücü.”
“Çocukluk kahramanlarının değişimden korkması rezil bir şey.”
“Bu tarz olaylar, bu müziğin bir parçası olmak ve bu müziği genişletmek isteyen genç müzisyenlerin hayallerini öldürüyor.”
“Benim şimdiki müziğim ve 100 yıl önceki müzik arasında direkt bir çizgi duymak zorunda hissetmen bir problem… ZATEN FARKLI DUYULMASI GEREKİYOR!!!!”
“Kaydettiğim her şarkıda be-bop bildiğimi kanıtlamam gerekmiyor.”

* Minstrelsy: 19. Yüzyılda Amerikan Birleşik Devletleri’nde yaygınlaşan bir eğlence türüdür. Bu tip eğlencede beyaz aktörler suratlarını ve görünen uzuvlarını siyaha boyayıp, Afrikalı-Amerikalı insanları alay konusu eden tiyatrolar sergilerlerdi. Wynton Marsalis, The Telegraph gazetesine verdiği bir röportajda hip-hop müziğin minstrel şovlarındaki “gerçek tarlalardan gerçek zenciler” düşünüşünü yansıttığını savunmuştur. https://www.telegraph.co.uk/culture/music/worldfolkandjazz/9376790/Wynton-Marsalis-interview-It-dont-mean-a-thing-if-it-aint-got-swing.html

©2019 by radyo cazgır